Unutmak

Unutmak

YAZAN : Joël JOUANNEAU/Enzo CORMANN/Eugène DURIF/Éric-Emmanuel SCHMITT
ÇEVİREN : Mahir GÜNŞİRAY – Cleude LEON –Sercan GİDİŞOĞLU – Can UTKU
YÖNETEN : Cem KARAR
YÖN. YRD. : Belgin KARAR – H.Batuhan KIRIK
REJİ ASİST. : Beril Z. OVAYURT – Ferza DEMİRKAN - Hami MAVRİGAN
DRAMATURJİ : Beril Z. OVAYURT – Sevgi ATEŞ
KOSTÜM UYGULAMA : ZE-ZE KOSTÜM
KOSTÜM TASARIM : Zeynep BEŞTAŞ
VİDEO : Arif TURGUT
IŞIK : Uğur TUZLAK
SES : Ferza DEMİRKAN
OYNAYANLAR: Belgin KARAR, Cem KARAR, Didem ATAÇ, Dilara RENDE, Ercan BEŞER, Hami MAVRİGAN, H.Batuhan KIRIK, Ö. Ozan EVKAYA, Özge YERLİ ÖZBAY, Özgür ÇAKIR, Sevgi ATEŞ, Sinem EROL BİRDAL, Tuğrul AYDEMİR

OYUN HAKKINDA

Unutmak, “Unutmaya Karşı Tiyatro” ortak temalı beş kısa oyunun derlenmiş halidir. Bu beş kısa oyun şunlardır: Eğlencelik (yazan: Joel Jouanneau), Şu Koskoca Dünyada İki Kişiyiz Artık (yazan: Enzo Cormann), Jandarmalar (yazan: Eugene Durif), Şeytanın Okulu (yazan: Eric-Emmanuel Schmitt ), İkna Teknikleri Malzemelerinin Üretiminde Uzmanlaşmış Şirketin Basın Sözcüsünün Monoloğu (yazan: Eugene Durif). Fransız yazarların kaleme aldığı söz konusu oyunlarda evrensel bir tema olan -unutmak- işlenerek, kolay anlaşılır bir dil ve üslupla evrensel bir mesaj ortaya konmuştur: "Bireysel ve toplumsal hafızanızı güçlü tutun." Beşer, nisyan ile malûldür. "Ancak insanoğlunu diğer canlılardan ayıran en temel özelliği, geçmişinden ders çıkararak bugününü ve yarınını inşa edebilme yeteneğidir. Dolayısıyla geçmişini bilen toplumlar, bugününü daha sağlıklı bir şekilde değerlendirip geleceğini şekillendirebilir. Teknolojinin kötüye kullanımı, kitle iletişim araçlarının olumsuz yönlendirmesiyle bireyler ve nihayetinde toplum, bilinçsizleştirilip vurdumduymaz hale gelebilir, geçici/kalıcı hafıza kayıpları yaşayabilir ve gerçeklik algısını yitirebilir. Kötülüğün menşeini çok uzaklarda aramaya gerek yoktur. Kanmak da, kandırılmak da yeterince masum değildir. Kimi zaman palyaçoların sunduğu eğlencelik şekerleri yutarken, kimi zamansa savaşları, toplumsal/bireysel şiddet olaylarını evimizdeki konforlu tv koltuklarımıza oturmuş çerez yiyerek izlerken oyalanırız. Nedene de sonuca da hiç müdahale etmez, kılımızı kıpırdatmayız. Çünkü olayların hep bizim dışımızda geliştiğine inanmak isteriz: itiraf edelim, bu durum işimizi kolaylaştırır, vicdanımızı arındırır. Hal böyleyken ne suçlu, ne de mağduruzdur. Doğduğumuz andan, öldüğümüz ana kadar boşlukta süzülürüz sanki... İşte bu beş kısa oyun, insan olduğumuzu bizlere hatırlatmak için yazılmıştır şüphesiz. Oyunların geçtiği mekanlar ve zamanlar belirsizdir: herhangi bir ana veya coğrafyaya atıfta bulunmadan dünya üzerinde herhangi bir yerde ve zamanda yaşanmaktadırlar.

EĞLENCELİK; kaybolmuş iki palyaçonun insanları güldürme/eğlendirme çabasını,

ŞU KOSKOCA DÜNYADA İKİ KİŞİYİZ ARTIK; insanın insana zulmünün, psikolojik / fiziksel şiddetin sınırlarının nereye varabileceğini,

JANDARMALAR; rutin hayat döngüsünde mesleğini icra ederken monotonlaşmış süreçleri sorgulamayı bırakan insancıkları,

ŞEYTANIN OKULU; dünyaya yeni kötülükler türetmek üzere gelen şeytanın, dünyanın halini görünce başka felaketlere - dolayısıyla kendisine - gerek kalmadığını anlamasının depresyon halini anlatır,

İKNA TEKNİKLERİ MALZEMELERİNİN ÜRETİMİNDE UZMANLAŞMIŞ ŞİRKETİN BASIN SÖZCÜSÜNÜN MONOLOĞU; ise satış-pazarlama kisvesi altında insanları edilgen birer aygıta dönüştürmenin, teknoloji ve kitle iletişim araçlarıyla toplumu hipnotize etmenin, yanlışları doğru yapmanın artık mübah olduğunun, iyilik -kötülük kavramlarının yerini mutluluk - mutsuzlukla değiştirmenin kutsal zamanının geldiğinin ilanını yapar insanoğluna.
Sonuçta cenneti de cehennemi de kendi edimleriyle yaratan insanoğlunun ta kendisidir bu dünyada: ahireti beklemeden iş bitiren cellatlar, sorgucular, şeytanlar içimizdedir. Tercihimiz cennetten yanaysa, yapmayı unutmamamız gereken daha çok şey var.

Oyun Fragmanı